SIK SORULAN SORULAR

Sık Sorulan Sorular

Aşağıda en sık sorulan bazı soruların yanıtlarını bulacaksınız. Bu sayfaya sürekli olarak en çok sorulan soruyu ekliyoruz, bu nedenle bir sorunuz varsa ve cevabınızı göremiyorsanız,

bize iletişim bölümünde kolayca ulaşabilir çekinmeden tüm sorularınızı sorabilirsiniz

Yumurta toplama işlemi (oocyte pickup-OPU) vajinal ultrason eşliğinde yumurtalık içine iğne ile girilerek yumurta içeren ve folikül adı verilen içi sıvı dolu yapıların boşatılmasıdır. Tüp içine alınan sıvının içinde bulunan yumurta, mikroskop altında görülebilecek çok küçük bir hücredir.

OPU işlemi lokal veya genel anestezi ile yapılabilir. Yumurtalıkları vajinal ultrason probuna yakın olan ve hareketli olmayan kadınlarda lokal anestezi ile ağrısız bir şekilde işlem

gerçekleştirilebilir. Yumurtalıkları uzakta duran veya rahim arkasında olan kadınlarda ise işlem genel anestezi altında yapılır. İşlem 10–15 dakika kadar sürer.

Her folikülün içinden yumurta çıkmaz. Genelde foliküllerin %70’inin içinde yumurta vardır. Yumurtalar toplandıktan birkaç saat sonra etraflarındaki hücreler temizlenerek olgun olup olmadıkları değerlendirilir.

Vajinal ultrason eşliğinde yumurtalıkların içerisine özel bir iğne ile girilir ve yumurtanın yerleştiği folikül adı verilen içi sıvı dolu yapı boşaltılır. İğne ile alınan sıvı bir tüpün içerisine aktarılır. Tüp içindeki sıvıda mikroskop altında görülebilen oldukça küçük hücrelere sahip yumurta bulunur. Yumurta toplama işlemi ağrılı bir işlem değildir, ancak hastaların rahatsız olmaması için hafif ya da genel anestezi altında yapılması daha uygundur.

Rahim içerisine embriyo transferi oldukça basit ve kısa süreli bir işlemdir. Bu işlem yapılırken öncelikle rahim ağzına uzman doktor tarafından ince plastik bir kateter yerleştirilir. Embriyo, bu kateter aracılığıyla anne rahmine aktarılır. İşlem öncesi süreçte uygulanan yumurta geliştirici iğneler nedeniyle gereken embriyodan daha fazla sayıda embriyo elde edilebilir. Bu durumda transfer edilmeyen kaliteli embriyolar dondurularak saklanabilir.

Embriyo transferinden sonra ilk 45 dakika anne adaylarının dinlenmesi önerilir. 45 dakikanın sonunda hastaneden ayrılmasına izin verilen anne adayının istirahat etmesine gerek yoktur. Günlük aktivitelerine ve iş yaşamına devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmaz. Transferden sonra anne adayı ağır egzersizler, tempolu yürüyüşler gibi spor aktiviteleri ve cinsellik dışındaki tüm normal yaşam aktivitelerine dönüş yapabilir.

Transferden sonra anne adayı ağır egzersizler, tempolu yürüyüşler gibi spor aktiviteleri ve cinsellik dışındaki tüm normal yaşam aktivitelerini sürdürebilir.

Özellikle transfer aşamasından sonra ilk bir haftalık süreçte anne adaylarına cinsel ilişki önerilmez. Bunun nedeni yumurta geliştirici tedaviler ve uygulanan işlemler nedeniyle yumurtalıkların bir miktar büyümesidir. Ancak bu uygulamanın gerekliliği henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değildir.

Dondurulmuş embriyodan gebelik elde etme oranı, tüp bebek merkezinin laboratuvar kalitesine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Uzman kişiler tarafından elde edilen embriyoların uygun koşullarda saklanması büyük bir öneme sahiptir.

Sperm sayısının istenilen orandan az olması durumunda mikroenjeksiyon ile tüp bebek tedavisi yapılır. Bu yöntem ile az sayıda sperm elde edilse de başarılı bir döllenme sağlamak mümkün olmaktadır. Menide spermin hiç bulunmaması durumunda ise cerrahi işlem ile testislerden sperm araması yapılır.

Tüp bebek tedavileri hassasiyet gerektirmesi ve maliyetli olması gibi nedenlerden dolayı mutlaka uzman ekipler tarafından uygulanmalıdır. Tedavi merkezinin uygulamanın en iyi şekilde yapılabilmesine olanak sağlayacak teknolojik yeterliliğe ve laboratuvar ortamına sahip olması gerekir. Siz de çocuk sahibi olmak istiyor, fakat normal yollarla yukarıda belirtilen süreler boyunca denemenize karşın gebelik elde edemiyorsanız bir tüp bebek merkezine başvurarak konu ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Uzman hekimler tarafından yapılacak olan muayene ve tetkikler sonucunda çocuk sahibi olmanıza engel olan durumun tespit edilmesini sağlayarak tedavi sürecinizi başlatabilir, hekiminizin uygun görmesi durumunda tüp bebek tedavisine başvurabilirsiniz.

Tüp bebek tedavisi sürecinde de, her zaman olması gerektiği gibi diyetten ziyade yemeye içmeye dikkat ederek sağlıklı ve dengeli beslenmek oldukça önemlidir. Ancak bu süreçte elbette daha da dikkatli olmak, en az üç ay öncesinde sağlıklı bir beslenme programına geçmek isabetli bir davranış olacaktır. Bu noktada bir uzmandan yardım alarak tiroit hormonu seviyeleri ve kan testi gibi testlerin yaptırılarak buna göre bir liste oluşturulması gerekmektedir. Böylelikle tüp bebek tedavisi sürecinde başarı şansı artırabilir.

Laboratuar ortamında 5 gün boyunca takip edilip geliştirilen embriyolara blastosist adı verilir. 5. günde yapılan embriyo transferine de blastosist transferi denir. Böylece, 5 günde kromozomal olarak daha sağlıklı embriyoların seçilebilme ihtimali yüksektir. Tüpbebek uygulamalarının ilk yıllarında embriyo gelişimi konusunda sahip olunan bilginin az/sınırlı oluşu, embriyoların büyütümesinde kullanılan solüsyonların verimli olarak geliştirilememesi nedeni ile embriyo transferleri erken klivaj dönemi (embriyo gelişiminin 2. ve 3.günleri) yapılmakta idi. Zaman içinde bilgi ve teknik imkanlar arttıkça embriyoların implantasyon aşamasına kadar laboratuar ortamında uygun gelişimleri sağlanabilmesi mümkün hale gelmiştir. Günümüzde mevcut hasta özelliklerine, tedavi geçmişine ve klinik altyapının uygunluğuna bağlı olarak değişken oranlarda blastosist transferi gerçekleştirilmektedir

Histereskopi rahim içerisinin ışıklı bir kamera sistemiyle görüntülenmesidir.

Histereskopi yöntemiyle:

  • Rahimin yapısal bozuklukları (perde, çift rahim)
  • Myomlar
  • Polipler
  • Yapışıklıklar (Sineşi) tedavi edilebilir.

Ayrıca, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı varsa Histeroskopi sonrası gebelik şansı arttırılabilir.

Karın içerisinin ışıklı kamera sistemi ile görüntülenmesidir.

  • Yumurtalık kaynaklı kistlerin çıkarılması,
  • Tüplerin değerlendirilmesi, tüp bebek tedavisini olumsuz etkileyen ve tüplerin içinin sıvıyla dolu olduğu (hidrosalpinks) durumlarında,
  • Rahmin dışındaki myomların çıkarılmasında,
  • Geçirilmiş cerrahi ve enfeksiyonlara bağlı oluşan yapışıklıkların açılmasında uygulanır.

Polikistik over, yumurtalıklarda çok sayıda küçük yumurtaların (kistlerin) oluşumudur. Her 10 kadından birinde görülebilen Polikistik Over Sendromu (PKOS), genetik kökenli olduğu düşünülen önemli bir yumurtlama problemidir.

Yumurtlama problemlerinin önde gelen sebeplerinden biridir. Tüp bebek merkezlerine başvuran kadınların yaklaşık %20’sinde yumurtlama problemi mevcuttur. PKOS, yumurtlama problemlerine sebep olan en önemli durumdur. Hastalar adet düzensizliği, tüylenme, kilo alımı, obezite, sivilcelenme ve çocuk isteği problemleri ile gelirler. Polikistik over sendromunda, hormon değerleri ve ultrasonografi ile tanı konulmaktadır.

Rahim içini kaplayan zarın, yani endometrium tabakasının rahim dışında, karında, yumurtalıklarda ya da tüplerde olmasıdır. Adet kanamasıyla bu dokularda kanama olur, bu da yapışıklıklara, adette ve ilişkide ağrıya neden olur.

Endometriozis’in yumurtalıklarda olmasıyla buradaki kanamalar içi kan dolu kistlere sebep olur. Bunlara endometrioma (çikolata kisti) denir. Bunlar o yumurtalıktaki yumurtaların büyümesine engel olur. Endometriozis hastalarının %60-70’inde ağrı görülür. Bazı kadınlarda hiç semptom vermez, ameliyat ya da ultrasonografide görülür. Nedeni tam olarak bilinmeyen endometriozis kadının yaşam kalitesini bozabilen pek çok soruna yol açabiliyor

İlaç tedavisi veya cerrahi yöntem gibi tedavilerin amacı, şiddetli ağrıyı gidermek ve varsa infertiliteyi (kısırlık) ortadan kaldırıp kadının hamile kalmasını sağlamaktır. Hangi tedavinin uygulanacağına ise hastalığın şiddeti, neden olduğu sorunlar ve hastanın diğer özelliklerine bakılarak karar verilir.